
Bir dua bir yeminken dilimizde
Heyhat aşk şimdi yine hüzün demi (?)
Umut fidanları baharda serin yağmur sularına hasretken
Bu katran sağanağına hükmeden vefasız yürek
Söylesene senin değil mi?
Dilsiz yüreğim çığlık çığlığayken,
Susma! Şimdi susma! Ne olur Konuş!
Umudumun kıblesi umurumsum
Umurum az da olsa umurundaysa
Bir şeyler söyle, konuş ne olur Susma!
Sana benden, bana senden başkası haram günlerde
Aşkımızın ebemkuşağında sallanırken biz
Karanlıklara hançer güneşimizin saçlarına
Işıl ışıl yıldızlar gibi astığımız hayallerimiz vardı ya?
Neden Maviyken Kızıla Buladın?
Şimdi Neden? Nasıl Yapabildin? Demeyeceğim
Ama Sen sevda çiçeklerimizi de haram fırtınalarla biçip
Bir kıyamet gibi yer ile yeksan ettik den sonra
O muhteşem hayallerimiz den,
Kahramanları biz olan mutlu düşlerimizden
Şimdi kırıntısı dahi kaldıysa hüznünde mi?
Ben sana en mavisinden kul köle bir sevdayken
Yüreğini kör, vicdanını sağır edip gidişin aklımdan çıkmıyor!
Susma, eğer korkmuyorsan, bari onu söyle!
Gözlerini kapattığında Gözlerinin gözlerimde yaktığı ateşin
Gönlüme Hâlâ alev alev aktığını hissedebiliyor musun?
Orada mıyım? Görebiliyor musun?
Dinmeyen gözyaşlarımla hüznünde miyim?
Adın artık kalbime uğramayan kanımın en kırmızı hali
Hüzün demiyim? Hüznüm demisin? Bilmiyorum
Ve duyduğum bu kıpkızıl acı
Kendime mi? Sana mı? Bilemiyorum…
Belki de bilmek istemiyorum!
Aşk maviye yine küstü, şimdi de senin sayen de
Maviler kavrulmuş, çöl rengi bir hüzün demi
Onu da bilemiyorum…
Seviyor muyum? Sevmiyor muyum?
Hüznünde miyim? Hüzünde misin?
Ama bildiğim, emin olduğum bir şey var ki
Artık sen o zamanlar ki sen değilsin
Ben buna rağmen yüreğimde yaşattığım
Senin o zamanlar ki sen halini
Sendeki ben ‘in ardı sıra Fatiha okurken bile
Hâlâ…
Çok… HHemde çok seviyorum!
Zeki YÜNCÜOĞLU
25- 27 Mayıs 2009 (Taslak)
İskenderun

















